Mert YL; Wall Street: Bitcoin Para Birimi Değil Ödeme Sistemi.

Bitcoin’i kabul edenlerin sayısı artarken, Wall Street sanal para birimini daha çok bir ödeme sistemi görüyor. Texas Senato Adayı Steve Stockman seçim kampanyası bağışları için Bitcoin kabul edeceğini ve Overstock.com’un müşterilerinin nişan yüzüklerini Bitcoin ile alabileceğini açıklamasına rağmen, Wall Street Bitcoin’in geleceğini para biriminden ziyade bir ödeme sistemi olarak görüyor.

Her iki şekilde de, Bitcoin şu ana kadar kârlı bir yatırım olarak gözüküyor. 2008’de başlatılan Bitcoin geçen sene sıçrayarak son 12 ayda 60 katını kazandı ve dün 936.51 doları gördü. Bitcoincharts.com’a göre fiyatlar 16 dolardan 1200 doların üstüne kadar değişiklik gösteriyor. Aynı süreçte, altın yüzde 26 değer kaybederken, en iyi ikinci performansı gösteren euro diğer para birimlerine göre yüzde 7 güçlenmişti.

Destekçileri Bitcoin’i değer kayıplarına karşı korunmasız para birimlerine bir alternatif olarak görürken, Çin’in merkez bankası bankaların sanal parayı kullanmalarını yasakladı ve Finlandiya otoriteleri Bitcoin’in gerçek para birimi niteliklerini taşımadığını açıkladı. Citigroup Inc., Bitcoin kullanıcılarının yüzde 1’inin dijital paranın yüzde 80’ine sahip olmasına rağmen, Bitcoin işlemleri hafiflerse topluma yararlı olabileceğini belirtti.

Buğra; Deprem Işıkları!

Depremler sırasında insanların şahit olduğu garip gökyüzü ışıkları hakkında bilim insanları nihayet sonuca ulaştı. Büyük depremler sırasında rapor edilen ışıklar hakkında araştırma yapan bilim insanları, 1600’lü yıllara kadar kayıt altına alınan 65 büyük depremi inceleme altına aldı. Bu depremler hakkında şahitlerin anlatılarını inceleyen bilim insanları deprem ışıklarına mantıklı bir açıklama getirebildiler. Nature dergisinde yayınlanan makaleye göre, deprem sırasında birbirine sürtünen kaya katmanları yüksek miktarda elektrik üretiyor. Bu elektrik ise atmosfere yükselerek ışık oyunlarına sebep oluyor. Araştırma Kanada’daki Quebec’s Ministry of Natural Resources’te görevli Robert Thériault tarafından gerçekleştirilmiş.

Neslin Öz. YL; Kendini Yönetmek ? Peter Drucker

Pek çok kişi, hangi konuda iyi olduğunu bildiğini sanır. Bu kişileri genellikle yanılıyorlardır.İnsanlar çoğu zaman hangi konuda iyi olmadıkları bilirler. Bu durumda bile bir çok kişi kendisi hakkında yanılıyordur. Bununla birlikte, bir insan ancak güce dayanarak bir işi yerine getirebilir, zayıf taraflarına dayanarak performans sağlayamaz.

Güçlerinizi ortaya çıkarmanızın tek yolu, geribildirim analizidir. Ne zaman kilit bir karar alırsanız ya da kilitli bi eyleme geçerseniz, sonuçta ne beklediğinizi bir kenara not edin. Dokuz veya on iki ay sonra asıl sonuçları beklentilerinizle karşılaştırın. Ben bu yöntemi 15-20 yıldır uyguluyorum ve her uygulamada şaşırıp kalıyorum.

Geribildirim analizi bana, örneğin ve hayret verici bir biçimde ister mühendis, ister muhasabeci, isterse piyasa araştırmacısı olsun, teknik insanlar hakkında sezgisel bir kavrayışa sahip olduğunmu gösterdi. Aynı zamanda, uzman kimselere gerçekten bir uyum içinde olmadığımı da gösterdi.

Şaşırtıcı grçek şu ki, çok az insan işini nasıl yaptığının farkındadır. Gerçekten de çoğumuz, farklı insanların farklı biçimlerde çalıştığını ve işleri farklı biçimlerde yerine getirdiğini bile bilmeyiz. Çok fazla insan kendilerine ait olmayan yöntemlerle çalışır ve bu,  başarısızlığı neredeyse garantiler. Bilgi işçileri için ?Bir işi nasıl yerine getiririm??, ?Güçlü yanlarım nelerdir?? sorusundan bile daha önemli bir soru olabilir.

Bilinmesi gereken ilk şey okur mu, yoksa dşnleyici mi olduğumuzdur. Okurların ve dinleyicilerin olduğunu ve insanların nadiren ikisi birden olduğunu bile çok az insan bilir. Hatta daha az sayıda insan, kendisinin bunlardan hangisi olduğunu bilir. Ancak bazı örnekler, böyle bir bilgisizliğin ne kadar zarar verici olabileceğini gösteriyor.

Bir kişinin işi nasıl yerine getirdiğine dair bilinmesi gereken ikici şey, kişinin nasıl öğrendiğini bilmektir. Birçok birinci sınıf yazar  Winston Churcill yalnızca bir örnektir okulda başarısız olmuştur. Okul yıllarını tam anlamıyla bir işkence olarak hatırlarlar. Ancak sını arkadaşlarının çok azı aynı görüştedir. Okuldan çok fazla keyif almamış olabilirler; ama yaşadıkları sorunların en kötüsü, can sıkıntısıdır. Bunun açıklaması, kural olarak yazarları dinleyerek ve okuyarak öğrenmedikleridir. Yazarlar yazarak öğrenirler. Okullar onların bu şekilde öğrenmelerine olanak sağlamadıkları için orada düşük not alırlar.

Okullar her yerde, öğrenmenin yalnızca bir doğru yolu olduğunu ve bunun herke için aynı yol olduğu varsayımından hareketle düzenlenir. Ancak okulun öğrettiği biçimde öğrenmeye zorlamak,faklı şekilde öğrenen öğrenciler için düpedüz cehennem azabıdır. Gerçekten de, öğrenmenin herhalde yarım düzine farklı yolu vardır.

Churcill gibi yazarak öğrenen insanlar vardır. Bazı insanlar çok fazla not alarak öğrenirler. Örneğin Beethoven, arkaında çok sayıda müsvedde defteri bırakmıştı; ancak beste yaparken aslında onlara hiç bakmadığını söylemişti. Onları niye sakladığı sorulduğunda, ?Eğer hemen yazamazsam derhal unuturum, Eğer müsvedde defterine geçirirsem hiç bir zaman unutmam ve hiçbir zaman tekrar bakmak zorunda kalmam.? diye yanıt verdiği söylenir.  Bazı insanlar yaparak öğrenir. Diğerleri ise, kendi konuşmalarını duyarak öğrenir.

Kendinizi yönetebilmek için, son olarak ?Değerlerim nelerdir?? sorusunu sormanız gerekir. Bu ahlaki bir soru değildir. Ahlaki değerlere göre kurallar herkes için aynıdır ve sınanması da kolaydır. Ben buna ?ayna testi? diyorum.

Bu yüzyılın başlarında bütün güçlü ülkelerin diplomatları arasında en saygını, Londra?daki Alman büyükelçisiydi. Açıkça çok büyük işler için yola çıkmıştı ? eğer ülkesinin başbakanı olmazsa, en azından dışileri bakanı olmak için. Ancak 1906?da, diplomatlar topluluğu tarafından VII. Edward adına verilen akşam yemeğine başkanlık etmek yerine, birden bire istifa etti. Kral, zamparalığı ile ünlüydü ve ne tür bir yemek istediğini açıkça ifade etmişti. Büyükelçinin ?Sabahleyin tıraş olurken, aynada bir p….. görmeyi reddettim.? dediği söylenir.

Az sayıda insan nereye ait olduğunu önceden görür. Örneğin, matematikçiler, müzisyenler ve aşçılar, dört beş yaşına gelene kadar genellikle matematikçi, müzisyen ve aşcı olurlar. Doktorlar meslek yaşamlarına, bazen daha erken olmakla birlikte genelde ergenlik çağında karar verirler. Ancak çoğu insan, özellikle çok becerikli olanlar, 20?li yaşlarının ortalarına kadar nereye ait olduklarını tam olarak bilmezler. Bununla birlikte, o zamana kadar üç sorunun cevabını öğrenmiş olmaları gerekmektedir: Güçlerim nelerdir? Bir işi nasıl yerine getiririm? Değerlerim nelerdir? Bundan sonra, nereye ait olduklarına karar verebilirler ve vermelidirler de.

Ya da bunun yerine, nereye ait olmadıklarına karar verebilmelidirler. Büyük bir örgütte başarılı olamadığını öğrenmiş olan bir insan, kendisi için böyle bir örgütteki bir konuma hayır demeyi de öğrenmiş olmalıdırlar. Bir karar alıcı olmadığını öğrenmiş olan bir insan, bir karar alma görevine hayır demeyi de öğrenmiş olmalıdır. Bir General Patton (muhtmelen bunu kendisi hiçbir zaman öğrenmemiş olmakla birlikte), bağımsız bir komuta görevine hayır demeyi öğrenmiş olmalıdır.

Tarih boyunca insanların büyük çoğunluğu, hiç bir zaman ?Ne katkıda bulunmalıyım?? sorusunu sormak zorunda kalmamıştır. Ne katkı sunacakları onlara söylenmiştir ve görevleri, işin kendisi tarafından ? köylü veya zanaatkarda olduğu gibi ? ya da efendiler tarafıdan  hizmetçi veya uşaklarda olduğu gibi ?belirlenmiştir. Ve çok yakın zamana kadar, çoğu insanın kendisinesöyleneni yapan emir altındaki insalar olduğu mutlak doğru kabul edilmiştir. 1950 ve 1960?larda bile, yeni bilgi işçileri(örgüt adamı diye bilinenler) kariyerlerini planlamak için şirketlerinin personel bölümlerine bel bağlamışlardır.

Çok az insan kendisi çalışıp kendisi sonuç elde eder. Bunu yapabilen yalnızca birkaç büyük sanatçı, birkaç büyük bilim adamı ve birkaç büyük atlettir. Çoğu insan başkalarıyla çalışır ve başka insanlarla birlikte etkin olur. Bir kuruluşun üyesi olsalar da, bağımsız çalışsalar da, bu doğrudur. Kendinizi yönetmek, ilişkilere dair sorumluluk almayı gerektirir.
Çalışmanın çoğu insan için elle yapılan iş anlamına geldiği zamanlarda, yaşamınızın ikinci yarısı için endişelenmenize gerek yoktu. Yalnızca her zaman yaptığınız şeyi yapmaya devam ederdiniz. Ve eğer değirmen ya da demiryoludaki 40 yıllık ağır işe dayanacak kadar şanslıysanız, yaşamınızın geri kalanını hiçbir şey yapmadan geçirmekten tamamen mutlu olurdunuz. Bununla birlikte, bugün çoğu iş bilgi işidir ve bilgi işçileri meslekte geçen 40 yıldan sonra ?bitmezler? , sadece ve sadece sıkılırlar.

 

Tibet; Gran Turismo Kusursuzu Arıyor.

Sanal sürücüler için dünyanın en başarılı araba simülasyonu olan Gran Turismo 15. yaşını serinin 6. oyunu ile kutluyor. İlk başta şunu bir belirtelim Gran Turismo 6 kesinlikle bir yarış oyunu değil, yarış simülatörü. Menü düzeni GT5?e göre daha kolay erişilebilir kılınan oyunda modlar arasında kolayca geçiş yapabiliyorsunuz. Klasik yarış modlarının dışında GT6?da daha önce görmediğiniz kategoriler var. Arcade ve kariyer modlarına ek olarak, yerçekiminin az olduğu ay?da yarışabilir, parlak ve janjanlı hız makinelerinin konumunu, lastik derecesini ayarlayıp fotoğraf simülasyonu bölümünde kendinizi geliştirebilirsiniz. Zamana karşı yarış türünde ise bariyerlere çarpıp diskalifiye olmadan bitiş çizgisine son sürat ilerleyeceksiniz. Yarışların yüklenme süreleri nedense uzunluklarına bağlı olarak değişiyor. Yarışa başlama süresi biraz uzun.

Ancak oyunda Renault?dan Ferrari?ye, Alfa Romeo?dan Mercedes?e kadar 1200?den fazla araç yer alması her şeyi unutturuyor. GT6?yı oynarken aklıma şu sorular geldi: GT6 neden PS4?e çıkmadı? Yoksa PS3 için son safkan araba yarışını mı oynuyorum? GT6 için serinin en iyisi diyebiliriz. Grafikler geliştirildi ama yeni nesil konsollar kadar değil. Gamepad gerçek direksiyon gibi kullanıldığından oynanabilirlik çok güzel. Kokpit kamera açısı yok. Parlaklık üst seviyede. Dört teker heyecanını keşfetmek, km ibresini sonuna kadar zorlamak ve Jay Leno gibi araba koleksiyonu yapmak istiyorsanız doğru adres: GT 6.

 

Duygu; Oyunlara Günde 3 Milyon Dolar Harcanıyor!

Sanal dünyada kendine yer edinen oyuncular, üst sıralara hızlı tırmanmak için ödemeler yaparken, oyun içi satıştan 10 şirketin elde ettiği günlük gelir 3 milyon doları aşıyor. Thinkgaming.com?a göre Candy Crush Saga?nın günlük 6.6 milyonu aşan aktif oyuncusu bulunurken, oyun içi satıştan elde edilen günlük gelir 937 bin 552 dolar. Onu Clash of Clans takip ediyor. Günlük kullanıcı sayısını 79 bin artıran oyunun günlük geliri ise 741 bin 584 dolar. Game of War-Fire Age?in bağımlıları ise günde 480 bin dolar harcıyorlar. Oyuncular da geliştirdikleri karakterler ve kazandıkları turnuvalarla ceplerini dolduruyor. Karakterler 15-20 bin dolara alıcı bulurken, kazanılan turnuvalarla oyuncuların kazançları 400 bin dolara çıkıyor.

 

Didema; Bulmaca Oyunlarını Sevenlere!

Bilgisayarınız başında zekanızı zorlamayı sevenlerdenseniz, bu oyun sizi meşgul edebilir. Günün Windows 8 uygulaması: Kahverengi blokları yerinden oynatarak kırmızı bloğu tahtanın dışına çıkarabilecek misiniz?
Basit gibi görünebilir, ancak yeni seviyelere geçtikçe işinizin o kadar da kolay olmadığını anlayacaksınız. Oyunun bağımlılık yapma tehlikesinin bulunduğunu da söyleyelim. 3600 ücretsiz seviye, sanırız sizi en azından bir süre meşgul etmeye yetecektir. Eğleneceğinizden ise şüpheniz olmasın. Oyunda bulunan 4 farklı zorluk seviyesi, onu her yaş aralığı için uygun hale getiriyor.

Efe; Far Cry Classic Zamanı!

Far Cry Classic – Far Cry Classic, ilk Far Cry oyununun en gelişmiş konsol versiyonudur. Doğada geçen bu FPS macerasında kendisini eğitimli paralı askerler tarafından avlanır halde bulan kaptan Jack Carver rolüne bürüneceksiniz. Yenilenmiş HD versiyonunda gözalıcı gerçeklikte bitki örtüleri, gerçek zamanlı gündüz ve gece geçişleri, kullanabileceğiniz sualtı ve uçan araçlar ve çok daha fazlası bulunuyor.
 Far Cry 2 ? Savaşların harap ettiği Afrika?da bir yandan sıtmayla uğraşırken, diğer yandan hedefinizdeki isim The Jackal?ın peşinde, çatışmanın her iki yanındaki yozlaşmış savaş lordlarıyla anlaşmalar yapacaksınız. Bu versiyonda hem tek kişilik hikaye, hem de Çokluoyuncu bulunmaktadır.
 Far Cry 3 ? Medeniyet sınırlarının çok ötesinde, şiddet ve ızdırapla yönetilen kanunsuz bir ada bulunuyor. Kendinizi bu adada kafayı yemiş savaş lordları ve yerli asiler arasındaki kanlı çatışmanın ortasında bulacaksınız ve kurtuluşunuz ya uyuşturucu, ya da tabanca namlusu yoluyla olacak. Tek kişilik hikaye, Çokluoyuncu ve İşbirliği modları içermektedir.
 Far Cry 3: Blood Dragon ? Yıl 2007. Gelecektesiniz. Çavuş Rex Colt: Mark IV Cyber Commando rolündesiniz. Dünya 90?larda meydana gelen bir nükleer savaş sonrasında harap olmuş durumda. Kızı kapın, kötü adamları öldürün ve dünyayı kurtarın. Tek kişilik hikaye içermektedir.  ?Eğlenceli aksiyon ve histerik bir hikayeye sahip Far Cry 3: Blood Dragon 80?lerden esinlenen bir canavar.? ? Kevin VanOrd, Gamespot.

Cemre; Windows 8’de YouTube İzlemenin En İyi Yolu!

Windows 8’de resmi bir YouTube uygulaması yok, ama olsa bile belki de bu uygulamayı kullanacaktınız. Günün Windows 8 uygulaması: YouTube videolarını Windows 8’li cihazınızda rahatça izlemek istiyorsanız, Hyper işinizi görebilir. Google’ın Windows 8 için geliştirdiği resmi bir uygulama bulunmuyor. Bu nedenle ya üçüncü parti uygulamalara göz atmanız, ya da YouTube web sitesini kullanmanız gerekiyor. Başarlı bir YouTube uygulaması olan Hyper ise videoları SD, 720p ve 1080p kalitesinde izlemenize olanak tanıyor. Bununla da kalmayan uygulama, videoları indirmenize veya MP3 dosyası olarak kaydetmenize izin veriyor.
Varsayılan video kalitesini kaydedip sizi her defasında kalite ayarı seçme derdinden kurtaran Hyper, videoları arka planda bile çalabiliyor.

Teo; BMW’nin Konseptten Gerçeğe Dönüşen Arabası i8, Anahtarıyla da Büyülüyor!

BMW’nin konseptten gerçeğe dönüşen arabası i8, kendisi kadar, anahtarıyla da büyülüyor. BMW’nin yeni karbon filber hybrid arabası i8, 2011’de “Mission Impossible: Ghost Protocol” filminde ilk gözüktüğü andan beri dikkatleri üzerine çeken bir araç idi. Bu araç konsepti, oluştuğu andan itibaren her gün biraz daha gerçeğe yaklaşarak, önümüzdeki yıl içerisinde piyasaya çıkabilecek hale geldi. Resmi satış fiyatı ise şu anda 135.700 dolar olarak belirlenmiş durumda.
Normalde, araba anahtarları çok dikkat çeken şeyler olmaz ve genelde sabit, sıkıcı tasarımlara sahiptir. Ancak bu aracın en önemli ve en özenle tasarlanmış parçalarından biri olarak karşımıza çıkıyorlar. Bu anahtar, çok kolay bir şekilde bir çeşit uzay aracının anahtarı ile karıştırılabilecek bir görüntüye sahip.
Bilim-kurgu filmlerinden çıkmış bir akıllı telefona benzeyen bu anahtar “yüksek çözünürlüklü bir LCD ekran”a sahip ve söylenene göre bu ekranda şarj seviyesi, şarj süresi ve i8’in tekrar şarj edilmeden önce gidebileceği mesafe gibi bilgileri görebilmek mümkün. Bahsi geçen anahtarın fotoğraflarını almayı başaran internet sitesi BimmerFile’a göre, bu anahtar üzerinde, kısayollar oluşturulabilecek bazı tuşlar olacak. Ayrıca, anahtarın yerleşebildiği bir yuva da var; buraya yerleşen anahtarın daha fazla bilgi gösterebildiğini ve daha fazla seçenek sunduğunu düşünmek çok da yanlış olmaz. BMW i8, geçtiğimiz L.A. Auto Show’da resmi üretim tanıtımını yapmış durumda. 3 silindirli 1.5 litrelik motora sahip olan i8, 362 beygir gücüne sahip. Saatte 250 km hıza ulaşabilen i8’in elektrik motoru saatte 35 km gibi bir hıza çıkabiliyor. Bu hız ne yazık ki Chevy Volt ve Cadillac ELR gibi araçların ulaşabildikleri hızdan oldukça düşük.